2 Eylül 2016 Cuma

Ene Üridü Mır - Şeytanla Yapılamayan Pazarlık

Ademoğlu yaratıldığı zaman şeytan tükürür. Topraktan yaratılan ademoğlunun vücuduna değmesin diye bir çukur oluşur. Tükürüğü değmez şeytanın ama geçer tüm mel'unlukları. Ruh ve bedene karışır nefis. Kendini onların arasına saklar, onlara bulaşır, kirletir. Tertemiz doğar ademoğlu. Nur topu...

Ders: Dünya 

Öğretmen içeri girer. Tüm öğrenciler tek bir hamle ile ayağa kalkar. Öğretmen "otur" der, yine tek seferde. Öğretmenin elinde bir kitap vardır. Öğrenciler merak içinde bakar o kitaba. Öğretmen bu kitabı okuyun der. Öğretmenin hocası da buyurmamış mı zaten: "İKRA". Kitabı okur öğrenciler. Kitapta; "Bu kitaptan sınav olacaksınız yazmakta. Sınavın size ne zaman geleceğini siz bilemezsiniz yazmakta." Öğrenciler öğretmene bakar. Kitap tek başına yeterli olur mu? Olsa açıköğretimin puanı tavan yapar. Al kitabı eline oku oku anla, soruların nereden çıkacağını bul, anla. O kadar kolaydı zaten. Öğretmen, nerede yürüyeceğini öğreten, yol gösteren değil mi? Öğrenciler aklı başında, öğrenmek isteyen, yol arayan, hasret ile yanan öğrenciler... Öğretmene bakar, sıkı sıkı sarılır, öğretmen de onlara yolu gösterir. Gerisini siz de biliyorsunuz zaten. Kimi sınavda çakar, kimi geçer, kimi 90 aldım diye ağlar, kimi 60 aldım diye sevinir. Öğretmenime selam olsun. 

Sınav belli, konu belli, sorulacak yer belli, çalışılacak yer belli... Kirleten vardı ya hani, nefis. At çamuru ona. Kirli değil mi zaten? Besle kargayı oysun gözünü. Besle nefsi sıçsın ağzına. Ben de ise, besledim nefsi, sıçtım ağzıma... O kadar çok besledim ki ben oldu nefis. Ruhum sıkışıyor artık bedende. Beden isyanda kabul etmiyor, ya ruh gidecek ya nefis. Beslemeseydin o kadar diyor başka bir şey demiyor. Geçen sırf nefsini doyurmak için biber kavurmadın mı sevmediğin halde diye soruyor. Haklı adam. Dedim ya nefis oldu ben diye, ben diyor ki atalım artık bu ruh yükünü, atmazsak olmaz diyor. Kapının eşiğinde çok durma çarpılırsın derdi babaannem. Kapıya yakın durmamak lazım, çıkarılırsın. Allah çıkartmasın. Bir tek buna yetiyor zaten gücü ruhun. Bedenimin üzerinde kontrolü olmayan ruh, belki duyar diye dilimi kullanıyor. Kulak sağır, göz kör, dil lal... Ah keşke öyle olsa. Kulak sağır olsa da duymasam, göz kör olsa da görmesem, dil lal olsa da görmesem. Bak bu da ruhun son çırpınışları. Ruh yükü bir gün elbet kalkacak üstünden bedenin, ya vaktinde ya da vaktinden önce. Öyle olursa vahlar bana... Cenneti yukarıda, cehennemi toprağın altında hayal edenleri düşünerek bir yorum yapacak olsam bu duruma: uçan balona bağla bakalım bir taş, ya da suyun üstünde olması gereken insanın bacağına dök çimentoyu, sonu cehennemin dibi. Uçma kabiliyeti olan balonu daha da şişir ya da insana yüzmeyi öğret, sonu? yok, onun başlangıcı cennet. Yük olan ruhla, yükü olan ruhla nereye gideceksin sanıyorsun? "Oh bu çok nefis" diyerek nefsi daha ne kadar besleyeceksin? 

Ne yazacaktım ne yazdım yine. Gururu soracaktım ben size. Niye var mesela? Bağlaç olan -de'yi bulmak için cümleden çıkarınca anlamı yitirmemesi gerekiyor ya gururu çıkarttığında daha anlamlı olmaz mı mesela insan? Nefis işte, diye düşündüm yazarken. Öyle olacak ki böyle zırvaladım zaten. Gurur olmasa mesela, ayaklar altına alınacak bir şey de olmaz, kimse için de bir problem oluşturmaz. Ben böyle düşünüyorum en azından. Bir şey daha düşünmüştüm geçenlerde; Ne oldum değil ne olacağım diyeceksin sözü eksik bence. Ben de bir fazlalık bir eksiklik, kafi gelmiyor hiçbir şey. Neydim de demeli insan. Neydim? Ne oldum? Ne olacağım? Neydimi biliyorum, Allah unutturmasın, size bir sır vereyim ne olacağımı da biliyorum da ne olduğumu, kim olduğumu bilmiyorum. Bu haldeyken olacağımı olabilir miyim onu da bilmiyorum. Gurur değil miydi az önceki? Yazdıktan sonra fark ettim. Kim ne olacağını bilebilir ki? Olabilecek kadar var olup olmayacağım belli değil, bunu paylaşabileceğim bile belli değil, onu geçtim iç çektiğimde, çektiğimi bırakabileceğim belli değil. Ne bu büyüklük taslama? Kimsin ki sen? Gerçekten kimim? 

Gurur bence bedenin içinde şekillenmiş nefsin on parmağından biri sadece. Kütahya'da çobanın biri 200.000 doları polise teslim etmiş. Ne kadar bulduğu şüpheli? Günahını almak için değil, empati yaptığımda aklıma gelen bundan başkası olmuyor. Akşam sofrasında konuştuk. Babama dedim 200.000 teslim etmiştir, ne kadar buldu gerçekte? Sen olsan vermez misin diye sordu. Şeytanla oturup bir pazarlık ederim diye düşündüm. Ama gelmezdi. Ne yapsın beni şeytan? Teslim etmiş nefse beni, sizin peşinizde...


Bu da size hediyem...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder